“Eyyvah Eyvah”ta Ata Demirer’le kamera karşısına geçen ve bir bar şarkıcısını canlandıran Demet Akbağ, şu sıralar hem o filmdeki Firuzan karakteriyle hem de gala gecesi dikkat çeken estetik operasyonlarıyla konuşuluyor. Estetik operasyon geçirdiğini inkar etmeyen ve “Evet, yüzümü gerdirdim” diyor.
Anayasanın 11 nci maddesi “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlığı altında “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” hükmünü amirdir.
Anayasanın “Egemenlik” başlığı ile 6ncı maddenin son fıkrasının son cümlesinde “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” denmektedir.
Anayasanın “kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 ncu maddesinin birinci fıkrası “Herkes,………… ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Üçüncü fıkrası, “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” kuralını koymuştur.
Ankara Sincan Ağır Ceza Mahkemesi önceki günlerde verdiği kararla Anayasanın 138 nci maddesinde yazılı devlet yetkisini kullanarak Sayın GÜL’ün yargılanmasına karar vermiştir.
Kayseri Milletvekili Sayın Abdullah GÜL ile ilgili olarak TBMM 21.Döneminde Ankara Cumhuriyet Savcılığı 14.09.1999 tarihinde Refah Partisinin trilyonluk davası diye anılan davadan yargılanması için fezleke düzenlemiş ve fezleke TBMM Başkanlığına gönderilmiş ve dosya TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden olan Karma Komisyona sevk edilmiştir.
O dönemde Anayasa Komisyonu Başkanı sıfatıyla Karma Komisyon Başkanlığını da yürütüyordum. Sayın GÜL Komisyona gelerek “üzerine atılan suçu işlemediğini, Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasını ve yargılanmasını” istemiştir. Komisyon Sayın GÜL’ün isteği dışında dosyanın dönem sonuna bırakılmasına karar vermiştir.
Sayın GÜL 22. Dönemde de milletvekili seçildiği için dosya TBMM ne yeniden gönderilmiş ve Karma Komisyon 15.10.2004 tarihinde verdiği raporla dokunulmazlığının dönem sonuna bırakılmasını karara bağlamıştır.
TBMM 22. Dönemde 15.10.2004 tarihli Dokunulmazlıklarla ilgili Meclis Araştırma Komisyonunun 3/93 sayılı raporunda da Cumhurbaşkanının dokunulmazlığı ile ilgili hiçbir ibareye rastlanmamaktadır.
23. Dönemde de milletvekili olan Sayın GÜL TBMM tarafından Cumhurbaşkanı seçilince Anayasanın 101/son hükmü gereğince TBMM üyeliği sona ermiştir.
Yukarıda belirtilen süreç sayın GÜL’ün milletvekili olduğu ve Anayasanın 83 ncü maddesi gereği milletvekili dokunulmazlığına sahip olduğu süreçtir. Sayın GÜL şimdi Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk ve sorumsuzluk hali Anayasanın 105 nci maddesiyle düzenlenmiştir. 105 nci maddenin son fıkrası “Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı……………… suçlandırılır”.
Cumhurbaşkanının vatana ihanetle suçlandırılmasının ne şekilde olacağı da anılan maddede yazılıdır.
Maddede Cumhurbaşkanının diğer suçlamalar karşısındaki durumu hakkında açıklama yoktur.
Cumhurbaşkanına tanınan ayrıcalık sadece 105 nci maddesinde mevcuttur. Bu ayrıcalığın genişletilmesi, yorum yoluyla milletvekillerinin veya dışardan atanan bakanların sahip oldukları dokunulmazlığa Cumhurbaşkanının da sahip oldukları ileri sürülemez. Ayrıcalığın Anayasada yazılı olması gerekir.
1924 Anayasanın 41 nci maddesi Cumhurbaşkanı’nın sorgulanması konusunda Anayasanın 17 nci maddesine atıfta bulunarak milletvekilleri gibi dokunulmazlığa sahip olduklarını belirtmiştir.
Gerek 1961 ve gerekse 1982 Anayasaları Cumhurbaşkanı’nın dokunulmazlığı ile ilgili bir hüküm yoktur.
Cumhurbaşkanının dokunulmazlığı konusu öğretide ve siyasette epey tartışılmış mevcut düzenlemenin yetersiz olduğunu ileri sürenler olmuştur. Örneğin; anayasa tartışmalarının yaşandığı bu süreçte Ergun ÖZBUDUN taslağı olarak bilinen Anayasa Taslağı’nın ve TUSKON tarafından hazırlanan Taslağın 82/3 maddesi” Cumhurbaşkanının kişisel suçlardan doğan sorumluluğu yasama dokunulmazlığına tabidir” hükmünü içermektedir. Keza Türkiye Barolar Birliği’nin 2007 Anayasa Taslağının 119/2 maddesi de “Cumhurbaşkanının suç oluşturan bir fiilden sorumlu tutulması, görev süresi sonuna ertelenir. Bu süre içinde zaman aşımı işlemez” demektedir.
Konu ile ilgili olarak Anayasa’da değişikliğe gidilebilir. Ancak mevcut Anayasa hükmü Cumhurbaşkanı’na dokunulmazlık tanımamaktadır. Konunun anayasa değişikliği ile çözülmesi, kişiye özel bir düzenleme olacağı için şık olmaz.
Anayasamız herkesi bağlamaktadır. Kurallar mevcut iken bunlara herkes uymak zorundadır. Hem Cumhurbaşkanı hem DTP milletvekillerinden bazıları ben yargı mercii önüne çıkamam deme hakkına sahip değillerdir.
Ayrıca Anayasanın 138/2 hükmü uyarınca “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gösteremez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Başta “Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözeten” Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Meclis Başkanı, DTP milletvekilleri ve siyasiler olmak üzere bu kuralın varlığını göz ardı edemezler.
Yazıyı bitirmekte olduğum sırada, Sayın GÜL 20 Mayıs 2009 günlü açıklamasında “Hukuki prosedür niteliğinde yargılanmam gerekirse bundan hiçbir şüphem ve tereddüdüm olmaz” demekle yargıya olan saygısını ve “Anayasanın uygulanmasını gözetmiştir”. Bu beyandan sonra söylenecek bir şey kalmamıştır.
Eklenme Tarihi :2009-05-21 00:29:41) | Okunma sayisi : 757
HERKES YARGILANMALI.YARGILANAN MAKAM DEGİ Kİ O MAKA MI İŞGAL EDEN KİŞİ DENSİZ SE YARGILANMALI, HANİ KANUN KARSISIN DA HERKES ESİTTİ.K,İM OLURSA OLSUNHANGİ MAKAM DA OLURSA OLSUN,BAGIMSIZ YARGIYA GÜVENMELİ. MAKAM VE KOLTUGUN VEYAA DOKUNAUL MAZLIGIN ARKASINA SİGİN MAMALI.???? 06.12.2008 17:01
Sayın Yalçınbayır, Onları bu Milletin başına bela siz etmediniz mi ?...
Yıllarca omuz omuza yan yana her şeyi satın, Deforma olunca muhalafete başla.
Yemiyor artık bu Millet... 07.12.2008 09:01
Sayın Yalçınbayır, artık hukuçuluğu bıraktı, zorlama yorumlarla idaer ediyor.. Ban göre, yandan çarklı ergenekoncuların kuyruğuna taılmakta bir besi görmüyor... Keşke önce araştırsaydı. Yalçınbayır, kendi kariyerini ve karizmasını yerle bir etmeye devam ediyor... Oysa biz O'nu ne çok sevmiştik... Ne yapalım, O sade vatandaşı değil, Ergenekon kuyrukçularını seçti...Canı sağolsun! 08.12.2008 13:01