
Kaygılandığımızda...Beklentilerimize, umutlarımıza karşılık bulamadığımızda...Üzüldüğümüzde, yanıldığımızda...Kullandığımız deyimdir; Ne Yazık ki sözleri...
Ülkemizde neredeyse son 15 ve belki de 20 yıldır sıkça kullandığımız, dilimizden düşmeyen sözlerin en başında gelir Ne Yazık ki vurgulaması... Örnekleyecek olursak...
*Aydın Didim'de;2.baharını yaşayanlar arasından müzik tutkunlarının oluşturduğu bir koro var. Ve onlar konser vermek istedikçe; ertelemeler yapılıyor bu aralar...Neden mi?...AKP'li 3 milletvekili KADINLARIN ŞARKI SÖYLEMESİNE KARŞI olduğu için... Ne yazık ki...
*GOGOL'ün Ölü Canları ile zenginlik...AKBABALAR'ın Ölü Canları ile sonsuz iktidar olmak... Shakespeare "to be or not to be" diyedursun... Yıllardır söylenceler dolaşır kamusal alanda; beyin özürlülere hazırlandığı gibi,ölüler için de oy pusulası hazırlandığına...Ve ölülerin oylarıyla iktidar olunduğu, dolayısıyla sahtekarlık yapıldığına ilişkin...Ne yazık ki...
*Kadınların da, erkeklerin de çoğu yarı kısır; GDO'lu beslenme nedeniyle...Bunca tüp bebek döllenmesi sanki niye?...Ceketini atsa erkek, hamile kalan kadınların nesli; bizlerle tükenecek "ki bizler de olduk menopoz cadılar"...Bu gidişle koltuk kurtarma operasyonları için; doğuracak sağlıklı kadınlar kalmadığı için, Mehmedçik stokları azalacak...Ne yazık ki...
*Köyden kente, Doğu'dan Batı'ya geç nedeniyle yakınırken... Kentlileşemedikleri , kentli kültürünü benimseymedikleri için onlardan sakınırken...Lahmacun kokularıyla, arabesk yaşam tarzlarıyla; kente, kentliye, kent kültürüne saldırının bini bir para derken... Asıl sorunlar daha da korkutucu, daha da şiddetli ve daha da ürkütücü...İşte başımızdaki gerçek bela; Suriyeliler... Ne yazık ki...
*Biz çocukken; camgöbeği derlerdi
Bugünkü çocuklara göre aqua...
Türkün rengi; Turkuaz
Nedendir bu dayatma, nedendir bu naz?
Elinoğlu biliyor, kimin rengi olduğunu
Cami, medrese, han, hamam
Nakış, nakış dolduğunu
Fransız'ın dilinden;
Türkün rengi; Turkuaz
Şu yeni yetmelere ne desem az
Öz rengini adlandırıyor, elin diliyle; aqua
Fransız'dan bile daha Fransız kalıyorlar, Turkuaz'a... Ne yazık ki...
*Ne oldu, nereye gitti Anadolu’nun üretken kadınları ?…
Tarhanasını, salçasını yapan, tavuğunu, kuzusunu ayıkladığı sebzenin, meyvenin kabuklarıyla besleyen…Yoğurdunu, peynirini mayalarken; kızına okumasını öğütleyen…Bahçesini, bağını yeşerten Anadolu’nun üretken kadını nereye gitti ?…
Kentin çekiciliğine kapılıp;soğuk, rutubetli gecekonduların, alt yapıdan yoksun çamurlu sokakların çarpık yapılaşmasında kendini tüketmeye, köreltmeye, gerçek kimliğinden uzaklaşmaya,yabancılaşmaya mı gitti?…
Ne yazık ki;
Birisi yaratmış…
Birisi üretmiş…
Birisi çoğaltmış…
Birisi yan gelip yatmış…
Birisi de canına okumuş ülkenin, tarımın, kadının…Ne yazık ki...