Yazarlar

Allah seni başımızdan eksik etsin Bilenser!

post-img
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz iyi insandır, nazik insandır; yıllar yılı tutturduğu yazı çizgisiyle kimseyi üzüp kırdığı da görülmüş şey değildir. Olay Televizyonu’ndaki programına konuk ettiği Bursa Büyükşehir Belediyesi eski başkanlarından Erdoğan Bilenser’in orada anlattıklarını kaleme aldığı ertesi günkü yazısında da bu kuralı bozmamış ve Bilenser’i hiç hak etmediği halde aşırı derecede övmüş. O dönemi saniye saniye izleyen bir gazeteci olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, “Erdoğan Bilenser, Bursa’da görev yapan gelmiş geçmiş belediye başkanları arasındaki en başarısız kişidir ve o makama aday gösterilip seçilmesi kentimiz için büyük talihsizliktir”!..   . . . . .   Mesela diyor ki sevgili Ahmet Emin Yılmaz yazısında: “Bursaray ilk etabını bitirip hizmete açtı ve Bursa tarihine geçti.” Doğrudur, Erdoğan Bilenser Bursa tarihine geçmiştir ama “başarısızlık ve beceriksizliği” nedeniyle! Çünkü, Bursaray’a dair O’nun yaptığı hiçbir şey yoktur! Erdem Saker zamanında Eski Tıp Fakültesi, yani Ankara yolundaki şimdiki Yüksek İhtisas Hastanesi’ne kadar planlanıp, dişe diş göze göz yürütülen çetin ve uzun pazarlıklar sonucu Siemens ve konsorsiyumla imzalanarak bütçesi de onaylanan projenin parası garip bir şekilde  Bilenser’in döneminde Haşim İşcan Caddesi’nde bitivermiş (!), kent ulaşımının aort damarı sayılan bu ana arter yıllarca garip bir çukur olarak öylece bırakılıvermiştir; unutuldu mu? Hatta öyle ki, son zamanda birilerinin artık yüzü kızarmış olmalıydı ki Bursaray için kazılmış olan Haşim İşcan Caddesi daha sonra toprakla dolduruldu Bilenser döneminde! Nihayetinde yeniden para harcanarak açıldı ve merhum Hikmet Şahin döneminde de  planlanan ilk güzergahına doğru yol aldı. On milyonlarca dolarlık o paraya ne olduğunun hesabınıysa hiç kimse veremedi.   . . . . .   Bursa’nın ilk reklam ajansını Erdoğan Bilenser kurmuş ve  Bursaspor’a da başkanlık yapmış… Evet… Yine daha önce Erdem Saker tarafından Bursaspor’a maddi katkı olsun diye tahsis edilen elektrik direklerindeki reklam panolarının pazarlanması işini, Bursaspor’a başkan olduktan sonra kendi reklam şirketine verecek kadar da siyaset etiğine bağlı bir insandı Bilenser! Bu büyük rant, o dönemde yayınlanan gazetelerde çok yazılıp çizildi. Hatta, Bilenser’in ajansının Bursaspor’dan aldığı elektrik direklerinden çok çok daha fazlasını kullanıp, bu işten astronomik karlar elde ettiği bile iddia edildi.   . . . . .   Yine, belediye başkanlığı yaptığı dönemde Bilenser’e ait aynı şirketin durup dururken bir dergi çıkardığı, bu dergiye belediyeyle halledilmesi gereken sorunları bulunan işadamlarından tonla reklam toplandığı, daha ötesi örneğin Özdilek gibi firmaların reklam ve tanıtım işlerini birden bire Erdoğan’ın ajansının yürütmeye başladığı unutuldu mu acaba? Bu açıdan da tarihe geçti Erdoğan Bilenser. Daha önce hiç kimse yapmamıştı, tenezzül de etmemişti çünkü.   . . . . .   Hangi beceriksizliğini sayayım size? Kültürpark’taki o güzelim gül bahçesini yok ederek kanunsuz şekilde inşaatına başladığı  kültür merkezine harcanan trilyonların hesabını vermiş mi mesela? Yargının iptal ettiği, daha sonra üzeri toprakla doldurulup saklanmaya çalışılan beton yığınından söz ediyorum? Yine Saker tarafından genişliği 80 metreye çıkarılması planlanan Yalova Yolu’nun, -yola bitişik tesisleri olan- acaba kimlerin baskılarıyla 65 metreye düşürüldüğünü açıklayabilmiş midir Bilenser? Unutuldu mu sanıyorsunuz? Daha göreve gelişinin birinci yılında “bu iş bana göre değilmiş” diyerek istifa etmeyi düşündüğüne dair yakın çevresinden sızan haberleri mi anlatayım yoksa, makam aracının bagajında gezdirdiği vitamin takviyeli probiyotik mamaları mı sizlere? Televizyon programlarına girmeden önce bile “of-aman” çekerek şoföründen kendisine mama getirmesini isteyen “nane molla” bir Erdoğan Bilenser gördük biz yıllar boyunca!   . . . . .   Şimdi efendim, siyasete bir gramlık emek harcamadan, o zamanki DSP Bursa İl Başkanı Ayhan Turan tarafından hasbelkader aday yapılan Bilenser kendisini “kalbur üstü” pardon(!)  “partiler üstü” görüyor ve CHP’ye göz kırpıp gerdan bükerek yeniden aday olmayı arzu ediyor. Amacı CHP’ye seçim kazandırmak filan değil ha! Sena Kaleli örneğindeki gibi, “bu gün sünnet yarın deniz” yani, “bu gün belediye başkan adayı, yarın yine bedavadan milletvekili olurum”un hesabını yapıyor! Sevgili Ahmet Emin Yılmaz’ın “aday olacak mısınız” şeklindeki sorusuna da belli ki CHP Genel Merkezi’nden bu yönde bir söz beklediği için,  “hayırlısıyla olsun” yanıtını veriyor! Bu durumda da geriye söylenecek bir çift laf kalıyor: Allah yazdıysa bozsun! Allah seni başımızdan eksik etsin Erdoğan Bilenser!     Agazete

Diğer Haberler