
Daha düne kadar "para var, huzur yok "diyenlere yanıt olarak...
Kanımca;" para var ama dolar'ın, eura'nın karşısında değeri yok" cümleleri kurabiliriz ancak...
Bugün bir soruyla söze başlamak geldi içimden:
-Eyyy Aziz Nesin Ustam; sana sorsam “NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?” diye ve şu verdiğin yüzdelik oranda var mı azalış geriye, yoksa tavan mı yaptık aptallıkda, delilikde?…
*ATAM günlerinde; BİR TÜRK LİRASI ile alınırdı İKİ DOLAR...
ADAM döneminde BEŞ TÜRK LİRASI ile alınıyorsa BİR DOLAR...Ne olmuş a canım; ne var?...KISKANANLAR ÇATLASIN...Yetmez ama EVET...Eve girmese de olur et... Çünkü ET dediğin kolesterol yapar!...
*Kılıçdaroğlu'nun gasp ettiği CHP'yi irdeledikçe, partinin ALEVİ partisine dönüştürüldüğünü izledikçe...Ne oldu ALTI OKU'n LAİKLİK ilkesine diye soruyorum, sorguluyorum.
Bilindiği gibi;LAİKLİK İLKESİ’ni savunmak, ALEVİ oylarını toplamak amacıyla bölücülük yapmak değildir.
İyi bilinmesi gerektiği gibi LAİKLİK;din ve inanç özgürlüğünün tanınmasıdır. Bireylerin dinsel kimliklerine karışılmamasıdır. Benim Tanrım’la arama hiç kimsenin girmemesi gerektiğidir.
Değil mi Kemal Gandhi?...
*LEVENT ÜZÜMCÜ; o sevilen bir oyuncu…Sahi ona ne oldu?...Şimdi nerede ve ne yapıyor o?...
"Ne ben onun cumhuruyum, ne de o benim başkanım" demiş ve Şehir Tiyatroları'ndan kovulmuş ve işsiz kalmışdı.
Adam belki öfkesinde haklı; kolay mı işsiz kaldı?… Öfkelenip de gidilmez ki buralardan toplayıp da tarağı, tası… Gidilmez ki bu memleketden...
Gitmek, kaçmak olmaz ama belki de…
KALDIRIM MÜHENDİSLİĞİ YERİNE KALDIRIMDA TİYATRO MU YAPAR?.. Hicveder mi başına gelenleri sokak oyunlarında…Ama yakalanmak da var yaka, paça… Kaldırımlarda işporta satış yapanlar gibi, satar mı acaba kaldırımlarda sanatını işportada?...
*Üniversiteler...Üniversitelerimiz..Maxim Gorky'nin değil, bizim üniversitelerimiz...
Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp…Özellikle de tarihini bilmemek çok daha ayıp…ve de başka ülkelerin yanında kendini aşağılarda görme kompleksi ise asla bağışlanamaz…
İşte biz de ilk Üniversite: İstanbul Üniversitesi...
18 Kasım 1933’te Türkiye’nin ilk ve tek üniversitesi olarak öğrenim hayatına başlamış olan kurum, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk Avrupa tarzı üniversite olarak kabul edilen Darülfünun’un doğrudan devamıdır.
Ayrıca okulun bazı birimleri temelleri İstanbul’un fethinin ertesi günü 30 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in emriyle kurulan Sahn-ı Seman medreselerine kadar dayandığından okulun kuruluşu bu tarihe kadar uzanır.
Ve bilindiği gibi ülkemizde yalnızca üniversite değil; başka pek çok kurum ve kuruluş Osmanı'dan, Cumhuriyet Türkiyesi'ne miras kalmışdır.
Kuşkuruz Osmalı'nın kuruluş, yükseliş, duraklama ve çöküş dönemleri yaşansa da Türk Tarihi bağlamında varlığı yok sayılamaz,yadsınamaz.
Dolayısıyla...
Yaklaşık 300 yıllık geçmişi olan Amerika karşısında; Türkün Devleti küçük düşürülemez, kedi-fare oyunlarıyla Türkün Devleti, Türkün kimliği aşağılanmaz...
Hasta ruhlu bir adam; Dünya barışını kana bulamak için çalışırken... Onun karşısında duran Türkiye, Rusya, İran...Geçmişlerinden gelen DEVLET olma geleneği ile gözü kan bürümüş bu belayı durdurmalıdır.
Devlet geleneğinden, üniversite geçmişlerine... Kültürel gelişmişliklerinden, asker millet kimliklerine... Her alanda varlığını kanıtlamış bu ülkeler; Amerika'nın karşısında susmamalıdır!...
Ve ben...
HEP MUHALİF OLMAK İÇİN YAZARIM…ÖZELLİKLE DE BİLMEYENLERE, BİLMEDEN AHKAM KESENLERE…VE ÖZELLİKLE DE YABANCILARIN KARŞISINDA KENDİ ÜLKESİNİ, HALKINI, GEÇMİŞİNİ KÜÇÜK GÖRÜP, YABANA HAYRAN OLANLARA (hani eskilerin dediği gibi; ALEM BUDALASI, EL HAYRANI) olanlara karşı yazarım...
Ve yine dönersek üniversitelere...
Temelleri, ilk bölümleri Fatih zamanında atılmış…İstanbul Üniversitesi’nin ilk adı:Darülfünun (veya Dar-ül Fünun) Arapça dar (ev) ve fünun (fenler) sözcüklerinden türetilmiş, “üniversite” anlamında kullanılan bir sözcüktür.
Aynı zamanda 1900 yılında Avrupa üniversiteleri tarzında kurulan Darülfünun-ı Şahane veya İstanbul Darülfünununu ifade eder. Bu kurum 1933 reformuyla İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmüştür. Ve bunların da en önceli, öncüsü MENDERESELER…
Yine de bu geçmişi görmezden, bilmezden gelip; ezik, büzük, sinik ruh halleriyle öykünüp durunlara yabana, yabancıya…Derim ki sizlere:
-Aman sakın duymasın bunları;İLBER ORTAY HOCA...Aziz Nesin'den beter sözlerle; aptallığınız üzerine diliyle atar onlara sopa!...
*Sözüm ona Berlin Duvarı yıkıldı, soğuk savaş dönemi kapandı, demir perde ülkeleri demokrasiyle buluştu ve bloklaşma son buldu… Öyle sanıyorduk; oysa nasıl da yanılıyorduk…
Berlin Duvarı yıkıldı, yıkılmasına ama insan tinindeki Savaş Tanrısı ARES ne yazık ki binlerce yıldır olduğu gibi, bugünlerde de tüm saldırganlığıyla ve kana susamışlığıyla dimdik ayakta…
İşte durduk yere bu kez de Venezuello'da patladı bombalar...
Venezuellolu MADURO...
Adı üstünde MADUR O...
Bomba patladı; herkes kaçdı... Neredeyse yalnız kaldı o...
Kısaca dünyasal durumlar böyle...Yaşadıkça daha neler göreceğiz;daha neler konuşacağız Dünya döndükçe ?...